Vergi kanunları Resmi Gazete
TURMOB İSMMMO 
SSK Bagkur
Çalışma mevzuatı Gelir İdaresi 
Hazine İMKB
TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) TBMM
Türk Dil Kurumu İngilizce sözlük
TOBB    Meteoroloji   
Düşüncekuruluşları Merkez Bankası
Gazeteler(birinci sayfalar) İnternet haberleri
SPK  DEİK
TÜSİAD  Siyasi partiler (Açık-kapalı)
İstanbul Haritası (Havadan) Müzelerimiz (Türkiye)
Spor kulüpleri Turizm
İstanbul yolları  (kameralar) Bilgisayar programı
İtfaiye Hastaneler
THY Emniyet
Bülent SOYLAN Pratik vergi bilgileri

Fabrika açılımı yapamıyoruz demokrasi açılımı verelim mi?

Vatandaşlık no 
Memleket
  Haber siteleri:  Habertürk TGRTHaber AçıkGazete İnternetHaber Gazeteport ObjektifHaber Ntvmsnbc Haberciler Bianet
  Radyolar: TRTfm Cemradyo Showradyo Açıkradyo Tatlıses Numberone  Bestfm NTV Ligradyo Şahinfm Nostalji R.Karadeniz
Akşam  Cumhuriyet    Fanatik    Hürriyet    Ortadoğu    Referans    Takvim    Vakit    Yeniçağ   

Birgün

Dünya Fotomaç Milli Gazete Radikal    Sabah    Tercüman    Vatan    Y.Şafak   
Bugün    Evrensel    Güneş    Milliyet     Posta   Star    Türkiye    Y.Asya    Zaman 
    Bülent Soylan kitapları                              Günlük yazılar

            

Vergiyi anlamak hayli zor gibi. Uygulamacıların bile, neyin nerede yazılı olduğunu, yasa koyucunun ne demek istediğini kolayca anlayamadığı metinlere bakıp da, bu konularda iyi kötü bir fikir sahibi olmak kolay değil. Vergi yasalarını, onlara dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarını, sonra her ikisine dayanılarak çıkarılan tebliğleri, sonra tebliğleri açıklamak için çıkarılan sirkülerleri, sirkülerlerle anlaşılmayan konularda idareden istenen özelgeleri, yargının kararlarını ve hepsine yorum getirmek için yazılan teknik kitapları okumaya kalksanız içinden nasıl çıkacaksınız? Oysa sizin bir vergi ödeyen ya da vergi konusu tartışıldığında düşüncesini söylemek isteyen biri olarak anlamak isteğiniz, kısaca "vergi artınca ne oluyor, azalınca ne oluyor" ya da "bu vergilerle devletin yükü kimin sırtından alınıp kimin sırtına bindiriliyor" gibi “yalın” bir soru değil mi? Kitapta işte bu anlatılmaya çalışılıyor.

Bu kitap için kim ne yazdı?
Hürriyet (Yalçın Bayer)
Cumhuriyet (Deniz Som)
Yenişafak

 
Kayıt dışılık hakkında pek çok şey söyleniyor.
Resmi açıklamalara göre bile ekonomimizin yarısı kayıt dışı dönüyor.
Bu müthiş bir oran. Kaba bir hesap yaparsak 2008 yılında 520 milyar dolar olan gayrı safi milli hasılanın yarısının yani 260 milyar dolarlık işlemin "açıktan" yapıldığı anlamına geliyor. İyi de kayıt dışı işlemleri bu kadar büyük bir ekonomide bunları kimler alıyor, kimler satıyor ve kimler kazanıyor? Avrupa Birliği, bu kadar kayıt dışılıkla sizi aramıza alamayız diyor. Çağdaş dünya bu kadar kayıt dışılığı bir türlü kabul edemiyor. Hepsini bir tarafa bırakalım, bu kadar kayıt dışılık arasında sağlıklı ekonomik kararlar alınabilir mi? Dengeli bir vergi politikası uygulanabilir mi? Gelir dağılımında adalet sağlanabilir mi? Bu kadar kayıt dışılık varsa ne yapmalıyız? kayıt dışını nasıl okumalıyız? "Vurun kaçakçıya" diyerek kayıt dışı ile mücadele edilebilir mi?
Bu konuda ne yapıyoruz, ne yapmıyoruz? Kitapta bütün bunlar anlatılıyor

Bu kitap için kim ne yazdı?
Hürriyet (Yalçın Bayer)
Referans (Jale Özgentürk)



 
Bu kitap, “Vergiyi Anlamak” ve “Kayıtdışı” ile birlikte bir üçlünün sonuncusudur. Vergi, okura sıkıcı ve çok teknikmiş gibi gelen bir konu, belki de bu nedenle gerektiği gibi tartışılmıyor. Bundan dolayı bir de bu türde anlatılmak istendi ve ilk iki kitaptan farklı olarak roman türünde yazıldı.   Her üç kitapta da anlatmak istenilen, ekonomimizin çarpık düzeni ve onun kayıt dışı işleyişidir. Ne yazık ki bu konularda çok şey gösterildiği gibi değil.
Sözüm ona “az kazanandan az, çok kazanandan çok” gibi sloganlar, “az kazanandan az, çok kazanandan çok az” biçimine dönüşmüş durumda. Böyle işleyen vergi düzeninin ülkedeki gelir dağılımını giderek daha fazla bozması, üretim ve istihdamın önünü tıkaması, sade yurttaşı canından bezdirmesi ve bu yanlışları ile aslında kendi kendini açmaza sokması şaşılacak bir sonuç sayılmamalı. Romanın başkahramanı, işte bu düzen içinde hayatını kazanmaya çalışan bir küçük esnaf. Olaylar ona bir ara işini büyütme, yanında çok sayıda insan çalıştırma ve üretimini yurt dışına satma şansı verse de içinde bulunduğu koşullar kısa zamanda karşısına dikiliyor. O, bunlarla boğuşurken bir yönden bakıldığında da bir vergi kaçakçısı. Günlüğünü okurken ya kendinizi ya da ticaretle, üretimle, dışsatımla uğraşan bir yakınınızı onun yerine koyun ve kendisi hakkındaki hükmünüzü öyle verin.
O bir kaçakçıysa, O bir yüzsüzse hiç acımayın.
Yok, bunu diyemeyiz diyorsanız, o zaman onu bu duruma düşüren koşulları bir tartışın etrafınızla.
Siz bunun tartıştığınızda kitabın yazarı da amacına ulaşmış olacak.
 
Bu sayfa ve kitaplarla ilgilenebilecek arkadaşının e-posta adresini buraya yaz: ve